Bir Sürrealin Anatomisi

Nicolas Winding Refn, herkesçe tanındığı Drive’ı çekmeden 3 sene önce bir film yaptı. Bu filmin adı, çatışmasını başkaları üzerinden değil, kendisi üzerinden kuran bir suçlu, Michael Peterson’ın hayatından uyarlanan, Bronson.

Spoiler!

Michael Peterson ismiyle doğan fakat kafasındaki diğer karakter olan Charles Bronson’ın etkisiyle hareket eden bu adam, aynı zamanda Dali hayranı bir ressamdır da. Bu nedenle Charles Salvador ismini de kullanır. İsimleri konusundaki kafa karışıklığı Bronson’ın genel kafa karışıklığıyla uyuşur. Sürekli olarak kafasındaki karakterler arasında gidip gelmektedir. Bu noktada Tom Hardy’nin karakteri fazlasıyla içselleştirdiği belli oluyor. Stuart: A Life Backwards filminde yarattığı karakterden beri bu denli kendi sınırlarını zorlamamıştı. Karşılıklı olarak Charlie’yle de bir çok kez oturmuşlar, hatta arkadaş olmuşlar. Nitekim Charles Tom’dan daha iyi oynanmam mümkün değil diye düşünüyormuş zaten. Kamera hareketlerini olabildiğince sabite yakın tutmaya çalışan Refn’in, biçim konusunda ise yapmaya çalıştığı çok daha zor. A Clockwork Orange ile gerek hikaye anlatım biçimi gerekse içeriği konusunda bir çok noktada örtüşmektedir. Refn’in, Charles Bronson’ın gerçek hayattaki cezalandırma ve toplum hakkındaki fikirleri düşünüldüğünde, zaten benzer temadaki başarılı bir örneği alıp temel strüktür olarak kullanmasını bilinçli ve cesur buluyorum. Bronson da hem tavırlarında hem de yazdığı kitaplarda, yaptığı resimlerde toplumun belli kalıplarını, infaz ve cezalandırma biçimlerini, doğru-yanlış karşıtlıklarını eleştirmiştir. İktidarın, yanlış bulduğu tavırlar konusunda önerdiği yöntemlerin, yalnızca bu tavırları bastırmaya ve tam tersine sivriltmeye yol açacağı kanısındadır. Neticede A Clockwork Orange’daki Alex gibi Bronson’da sürekli olarak ‘iyileştirilir’. Fakat bu süreç her seferinde başa sarar üstelik daha da sert şekilde.

Toplumca özendirilen plastik ilişkiler, cezalandırma, toplumsal normalar, çoğunluk-azınlık ilişkileri sebebiyle şiddetin yarattığı tahrik üzerine estetize bir sinema örneği. Anaokullarındaki geometrik şekillerin kalıplara sokulduğu oyuncaklar gibi, yerleştirilmeye çalışıldığı kalıba uymayan bir adama tersten bakan bir film.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *